• sözlük yakışıklılarının fotoğrafları

    .
    (img:#2076210)
    Kocadın be balistik.

    Edit: ne ocağı kardeşim nusrette çalışıyorum .
    5 -7 ... balistik karizma
  • bir erkeğin kalitesiz olduğunu gösteren detaylar

    .
    Kişiden kişiye değişebilen detaylardır.

    Bana göre bir kadına ilgisini belli edip, karşılık bulamayınca çirkinleşmesi.

    para muhabbeti yapması. Çok çirkin. Varsa da yoksa da sus be kardeşim. herkes paranın peşinde değil işte senin gibi.

    Son olarak; seksi sonuç olarak değil de, amaç olarak görmesi. Yazarken bile suratım ekşidi.
    10 ... b e n
  • samsun pidesi

    .
    Mükemmel bir şeydir daha iyisini ve lezzetlisini zor bulursunuz. Samsun’unda oldukça tüketilir özellikle pazar günleri aynı zamanda iyi ustalar tarafından yapılır. Ağzının tadını bilenler konuşsun lütfen. Bilmeyenler de az öteye.
    3 -1 ... mutsuzbirladyy
  • seninle şöyle olabilirdik

    .
    seninle şöyle olabilirdik
    12 -3 ... cadimavisi
  • sözlükte bir aile gibiyiz

    .
    Aileysek niye sormuyosunuz bu deyzem beş gündür ortalıkta yok acep neyi var diye?

    Hasta mı olduk, aç mı kaldık, bi çorba verenimiz var mı hiç sormayın sonra aileyiz falan deyip bayramda harçlık isteyin. Yok öyle yağma.
    16 -3 ... bana biraz renk ver
  • mardin

    .
    Bu hafta sonu için tek başıma mardin'e bilet aldım. Mersin'den yola çıkacağım için beni nasıl bir kültür bekliyor diye düşünerek oldukça heyecanlanıyorum.

    Plakasından müzelerine kadar araştırdım.
    Yol esnasında ise yiyeceğim tüm yemeklerin kendi mutfaklarına ait olup olmadığını inceleyerek yiyeceğim. Batıdaki seyehatimin yoğunluğunu indirgemek yeni bölgelerle yeni deneyimlere kucak açmak istedim.

    Millet yazın marmaris'e, kaş'a gider ben mardin'e! Hem de tüm isteğimle.
    11 -3 ... mefkure meftun
  • alkolik oldum

    .
    tengir'e etek giydirip raks ettirecekti , boş çıktı..

    ilk başta yazdım kayıkçı kavgası diye aynen çıktı bunlarda ne gezer öyle delikanlı ciğeri .
    anca tavuk ciğer.

    şimdi şaire iskele yapmaya çalışıyor ama şair bu ırkçı pestil sucuğu ikiye katlar üçle çarpar beşe böler 1,15e indirir şengül hamamına gönderir.

    teneke ancak akşam şavk vurunca parlar sonra ay düşer aslı çıkar.(ahmet haşim'i okuyun)

    bu tenekede aynı.

    dediğim gibi şaire sarkmasın gümüşhane pestiline döner ..
    24 -2 ... baris hemen simdi
  • alkolik oldum

    .
    Olum mecazdan da anlamıyorsunuz siz.

    Ceket ilikleme, eğilme derken,

    Bir kaç defa net hatırlamıyorum konuları, teşekkürleşmişliğimiz, ricalaşmışlığımız, aman efendim o da ne demek o sizin güzelliğinizdirleşmisliğimiz vardır. Demek istemedim. Kısaca geçtim. Her neyse.

    Ben o kızın ricası minneti üzerine zırt pırt adalete sığmayacak işlemler uyguladığını yakinen, çok detaylıca bilen bir insanım. Bu konuda lütfen Bana maval okuma.
    Delikanlılık delikanlılık diyorsun, senin yaptıkların delikanlılığa sığdı mı? Özel ilişkiler, muhabbetler içinde olduğunuz insanların ricalarının veya talimatlarının yörüngesine girmek çok mu delikanlıycaydı?

    Ben hakkımı helal etmiyorum bu konuda. Anamız ağladı be!

    Senle aynı ortamda bulunacak olursam da açıkca söylerim düşüncelerimi, korkacağımı mı zannediyordun? Ayrıca kim olduğunu sanıyorsun? Senden ne gibi bir çekincem olabilir? Kendini nerede görüyorsun arkadaş sen?

    Anladık kovulma değil, sen bıraktın.

    Tabi Bir ihtimal kapris yapmış da olabilirsin. bırakıyorum deyince zall'ın dizlerine kapaklanıp, etmen, eylemen, tamam taleplerini birbir yerine getireceğim, gitme gözünün çapağını yiyim, yiğidim demesini beklemiş olabilirsin. Bu da bir ihtimal.

    Kısaca bu koşullarda yazarlık yapmamızın imkanı yok diyerek, 6 arkadaşınla beraber sözlükte bir şeyleri değiştirmek ve bir yerlere gelmek istemişsiniz. tokadı yiyince de sümük gibi cama yapışmışsınız.

    Ulan madem bu kadar duyarlı bir insansın hala daha sözlükte ne işin var diye sormazlar mı adama?

    Madem sözlüğü bok götürüyor ne bok yemeye hala burdasınız?

    Bana masal anlatmayın. Geçeceksiniz o işleri. Kendi kafanızca Sözlükte yer edinerek sòzünüzün geçmesini istediniz başaramadınız.

    Siz görevi kötüye kullanan yetkililer olarak görevden ayrıldiktan sonra sözlük vallahi daha iyi yönetilir oldu.

    Hepinizin ipliğini pazara çıkarmak isterdim ama uğraşacak vaktim yok. Zaten bilen biliyor, kim nedir, ne değildir.

    Apoletlerinizi sökselerdi daha iyiydi valla.
    kovulmadım, ben istifa ettim diyerek kendinizi rahatlatın. Çünkü bu sizin omurgalı olduğunuza inanmamızı sağlayacak. Tabi. Tabi.
    22 -1 ... yalnizca deli yalnizca sair
  • bir kadını fiziği dışında çekici yapan detaylar

    .
    erkeğin gözüne girdiği kadar davranışlarıyla, bazen edepsiz bazen de sevgi dolu sözleriyle aklına da girebilmesi. bu girişleri en 'içten' şekilde karşılıyorlar. denendi, onaylandı.
    4 -3 ... lorealden sapan kadin
  • sözlükten kimseyle konuşmayan kız

    .
    Doğrusunu yapan insandır.

    iletişim kurmak ve insanlar ile tanışmak için neden sözlüğe üye olunsun ki...?
    Tanışma sitesi değil, adı üstünde sözlük burası. Kendi görüş ve duygularını yazarsın, yeri gelir bilgi entrysi girersin ama insanlar ile tanışmak, flört etmek için -ki sosyal hayatımda da gereksiz buluyorum bunları- neden insan böyle bir ortamı tercih eder gerçekten cinsiyet ayrımı gözetmeksizin hayret ediyorum.
    3 ... hayata kifayetsiz
  • crocs

    .
    3 senedir kullandığım terliklerimin markasıdır.

    Hastanelerin bitki örtüsü terliktir aynı zamanda.

    Bende de bir çift mevcut, oldukça rahat.
    Anatomik olarak ayak parmaklarının yukarıda durması daha sağlıklı uzun süre ayakta durulan durumlarda ve crocs da bunu başarıyor. Aynı zamanda içi çok geniş, oldukça rahat olmasını bu sağlıyor sanırsam.

    Heee 300₺ değer mi derseniz ben bir defa aldım ve çok uzun süre kullanırım. Nelere ne paralar veriyor insanlar, benim gibi terlik giyme zorunluluğu olan bir işi olan varsa tercih edilebilir.

    Dolar ile beraberinde fiyatı artmayan bir şey kalmadı zaten, bazen A101’e geliyor takip edip belki uyguna alabilirsiniz oradan.
    Ben kendime takatuka.com’dan almıştım.
    2 -1 ... hayata kifayetsiz
  • ilişkinin en güzel evresi

    .
    ilk sevişme evresidir. çekingen tavırlar yerini daha cesur tavırlara bırakmıştır. Tam yanağından değil de dudağının yarısından öpmek gibi, belinden değil de tam kalçasından kavramak gibi. Ev yada otelin kapısından girer girmez sevişilmeye başlanılan evre işte.
    2 -2 ... ruyalarimda bile renk koruyum
  • thalidomide

    .
    Chemie Grünenthal isimli Alman ilaç firması, tıpkı bu şekilde gerçekleşen bir ihmal sonucu, neredeyse tüm Dünya'ya yayılan bir faciaya sebep oldu. 1950’lerin sonunda thalidomide bileşiğini keşfeden firma, bileşik üzerinde çeşitli ancak yeterli olmayan testler yaparak talidomid (ing: Thalidomide) kimyasal yapısını ve farmakolojik özelliklerini ortaya çıkardı. Farmakolojik anlamda thalidomide bileşiğinin, immünomödülatör ilaçlar kategorisine girebileceği görüldü. Yani bağışıklık sistemini aktive ederek ya da baskılayarak hastalığı tedavi etme özelliği barındırıyordu. Thalidomide, özellikle antiemetik (kusmayı önleyici) ve sakinleştirici etkilerinin keşfedilmesi sayesinde, 1957 yılında Contergan ticari ismiyle Batı Almanya’da piyasaya sürüldü. Reçetesiz kullanım için ruhsat alabildiği ülkelerde, özellikle hamilelikte yaşanan bulantılara iyi geldiği gerekçesiyle gebe kadınlar arasında kısa sürede oldukça popüler oldu. Ancak bu süre zarfında, hamilelik sürecinde ilaçların kullanımı yeterince kontrol edilmedi ve bebeğin alabileceği olası hasarlar tam olarak test edilmedi.
    Zamanla, ilacı kullanan kişilerde kayda geçmeyen çeşitli yan etkiler ortaya çıkmaya başladı. Periferik nöropati (çevresel sinir sistemi hastalıkları), halsizlik, kabızlık, baş ve kas ağrıları gibi yan etkiler kısa sürede yaygın şikayetler haline gelmişti. Ancak esas yıkıcı etken, hamile kadınların doğum yapmalarıyla ortaya çıktı. Hamilelik sürecinde thalidomide kullanan kadınların bebeklerinde çeşitli anomaliler tespit edildi. Üstelik bu anomaliler ciddi düzeydeydi! En yaygın doğumsal fonksiyon bozukluğu gelişmemiş kol ve bacaklarla doğan çocuklardı. Çocuklar, eksik gelişimlerine bağlı olarak birçok destek ekipman ile yaşamak zorunda kaldılar. Yapılan tetkiklerde, thalidomide molekülünün teratojen etkili, yani anneden fetüse geçip çeşitli fonksiyon bozukluklarına sebep olabilecek nitelikte olduğu anlaşıldı. Rahatsızlıkların thalidomide kaynaklı olduğu fark edildiğinde, 1960’ların başında ilaç piyasadan çekildi. Facia sonrasında kusurlu doğan bebekler, ilerleyen yaşlarda çeşitli kemik rahatsızlıklarına ve ciddi kalp hastalıklarına yatkınlıkla hayatlarına devam etmek zorunda kaldılar. ilacın korkunç yan etkileri ortaya çıktıktan sonra, ilacın satışına ruhsat veren bazı ülkeler, Chemie Grünenthal firmasına tazminat davası açtılar. içlerinde ABD ve Türkiye’nin de bulunduğu, ilaca ruhsat vermeyen bazı ülkelere felaket ya hiç uğramadı, ya da bu ülkelerde yan etkiler nadiren rapor edildi.
    Günümüzde, hakkında çalışmalar devam etse de thalidomide kimyasalının; lepra (cüzzam), AIDS (edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu) ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılabildiği bilinmekte. Yine de teratojen etkisi tespit edildiğinden beri, thalidomide içerikli ilaçlarda, hamilelik sürecinde kullanılmaması gerektiği özenle vurgulanan uyarılara yer verilmeye başlandı.
    Yine de, thalidomide faciasının bir dünya trajedisi olduğunda herkes hemfikir. Bu facia sayesinde ilaçların denetim, pazarlama ve deney sürecinde köklü değişim ve yeniliklere imza atıldı. Facia sonrasında FDA (Amerikan Gıda ve ilaç idaresi) ve diğer denetleyici kurumlar, ilacın pazarlanmasını yalnızca, ilacı kullanan insanların risklerin farkında olmalarını sağlayan denetlenebilir bir risk değerlendirme ve azaltma stratejisi ile onayladılar.

    https://www.google.com/am...lidomide-faciasi-7640/amp
    7 ... luz de la luna
  • düşün ki o bunu okuyor

    .
    Bütün bunlar yaşandığında, ihaneti ilk kez tattığım zaman, hayatım sona ermiş gibisinden bir acıyla içim kavrulmuştu. Hiç unutmuyorum o içimdeki sıkıntıyı, göğsümdeki ağrıyı. ruhum sızlıyordu.

    Gecenin bir yarısı uyanıp kalp krizi geçirdiğimi sandığım bile olmuştu o kadar ağrıyordu ki bedenim. Sürekli sayıklıyordum “zaman” diye. Evet delirmiş gibi sürekli zaman diyordum. Telkin ediyordum kendimi. Sabretmeye çabalıyordum. Zihnim asla yardımcı olmuyordu sürekli hatıralar akın ediyordu aklımın bir köşesinde sanki ölüyormuşum da yaşanılanlar film şeridi misali oynatılıyor gibiydi. O sıralar aklımı oynatmama ramak kalmıştı. Ama sanırım başardım.
    Aklıma gelmiyorsun desem yalan olur ama o kadar sık değil ve canımı acıtmıyor. Hayatındaki insanla ne yaptığını merak etmiyorum sadece çok mutlu olduğunu biliyorum. Bu mutluluğa ulaşmak için beni ezip geçmiş olsan dahi gün geçtikçe unutmaya başladım. Aslında bu unutmak değil de durumu kanıksamak. Kabullenmek. Çünkü kimse kimseyi unutmaz, unutamaz. Hele ki birbirinin hayatında bir şekilde iz bırakmış insanlar.

    Ve son olarak, geçirdiğimiz zamanın detaylarını yavaş yavaş kaybediyorum. ilk defa zihnimin ihanetine uğramak beni bu denli mutlu ediyor. iyileşiyorum diyebilirim. Birazcık daha zamana ihtiyacım var. Birazcık daha.
    10 -1 ... cadimavisi
  • saçlarını kısacık kestiren erkek

    .
    Kirli sakal da bırakmış mı?
    3 -1 ... denizeparaleluzanandag
  • zulüm 1453 te başladı deyip fsm portresi almak

    .
    “Herkez”den sonrasını okumadım.
    2 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam